Yıllarca babamın ofisiyle  ev arasındaki yolda saatler harcamak kararlığını gizli bir hayranlıkla birlikte hiç anlayamamıştım. Yıllar sonra bugün, tam olarak bugün, o yolda neler olup bittiğini anladığımı sanıyorum.

Lütfen.
Sanmaktan öteye gitmemi beklemeyin benden.

Güven

Hayatım boyunca kendimi hiç bu kadar iyi hissetmedim. Size nasıl anlatsam? İlk kez kendimi, tek başıma değilken tam bir güven içerisinde hissediyorum. Manuela’ya yaşamımı açmış olsam bile, onunla birlikteyken dahi birbirimizi kesin olarak anlamaktan doğan bu güven hissi yok.

Kirpinin Zarafeti – Muriel Barbery

Bir böceğin gözlerinden geçer ay.
Giderilemeyen üzüncün kurşunu, ölümün
ve yaşamın al yuvarı, evrenin gözeneği.

Oysa geçen hiçbir şey yok, tümümüz
göğün ortasında. Bir anıt gibi.

Melih Cevdet Anday

Ayşe Kulin’in bir röportajında okudum. “Enis Batur’un kitapları da çok satıyor ne var bunda, niye bana yükleniliyor?” diyor. Benim kitaplarım çok satmıyor birincisi. Bu yanlış bir tespit. İkincisi aynı türden işi yaptığımızı düşünmüyorum. Ayşe Kulin’in de düşünmemesi lazım. Ben onu küçümsemiyorum. Ama aynı işi yaptığımızı nasıl düşünebilir?

Enis Batur

Hint Okyanusu’nu seyrettim bu sabah.
Okyanuslar üstüne bir çift sözüm var sana:
Kıyısından seyredilen okyanus
farksızdır Marmara açıklarından.
Yani demek istediğim:
Okyanuslar büyük sevdalar gibidir Tulyakova
seyredilmeğe gelmez,
Okyanus yaşanılır.