Pazar sabahı yedide kalkınca ev uyanıncaya kadar epey bir zamanın oluyor. Bu zaman zarfında sonra okurum diye kenara attığım yazılara göz gezdireyim dedim. Sonra dediğim de içlerinde altı sene öncesinden bekleyen şeyler var, ki normal hayatımda hiç iyi bir biriktici değilimdir. Neyse. Yazılara bakarken bir çok adresin artık yerinde olmadığını farkettim. Kişisel blogları geçtim online dergi diyebileceğimiz kollektiflerin bile artık güncellenmediğini gördüm. Ne hazin.

Uzun süredir buraya bir şeyler yazmak istiyor ama bir türlü bunu yapamıyordum. Hayır zaman bulamamaktan değil de nereden başlayacağını bilememekten daha çok. Hani uzun süre görüşmediğin dostunla bir araya geldiğinde ilk dakikalar ee-e şeklinde geçer ya onun gibi bir şey. Bunun yanında hep yaşlandıkça okumayı, yazmayı daha çok seveceğimi düşünürdüm. Ama geçen zamanla hiç de öyle olmadığını farkettim/farkediyorum. Daha çok dinlemek, daha çok konuşmak istiyorum. Kelimelere jestler eklemek, mimiklerle desteklemek arzusu yaşıyorum. Yetmiyor oluşundan mı bilemiyorum.

Belki bu sabah yaşadığım yerinde bulamama hali bu yazıya vesile ‘olacakmıştır’.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir